﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eserlerden &#8211; Uşşaki Tarikatı</title>
	<atom:link href="https://www.ussakitarikati.com.tr/category/eserlerden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ussakitarikati.com.tr</link>
	<description>Tariki Uşşaki Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Feb 2026 05:06:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.3.8</generator>

<image>
	<url>https://www.ussakitarikati.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/cropped-site-logo-512x492.png</url>
	<title>Eserlerden &#8211; Uşşaki Tarikatı</title>
	<link>https://www.ussakitarikati.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan-ı Şerif Kasidesi</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/ramazan-i-serif-kasidesi/6112/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/ramazan-i-serif-kasidesi/6112/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 17:07:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<category><![CDATA[Mubarek Ay gun ve geceler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=6112</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan-ı Şerif Kasidesi &#160; Uşşaki meşayıhından Sıddık Naci Eren efendi’nin mürşidlerinden Mehmed Ruhi efendi divanında  Ramazan ile ilgili  bir şiiri : Ramazan-ı Şerif Kasidesi Ey Allah&#8217;ım bizlere tatdır lezzet-i]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan-ı Şerif Kasidesi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşaki meşayıhından Sıddık Naci Eren efendi’nin mürşidlerinden Mehmed Ruhi efendi divanında  Ramazan ile ilgili  bir şiiri :</p>
<p>Ramazan-ı Şerif Kasidesi</p>
<p>Ey Allah&#8217;ım bizlere tatdır lezzet-i şuhud</p>
<p>( şuhud : Tasavvuf yolunda ilerleyenin kalb ve rûh ile çeşitli mertebeleri görmesi.)<br />
Merhaba ey hoş geldin mübarek şehr-i Ramazan<br />
Tutalım oruç zevkiyle farz-ı terâvih<br />
İftar, sahur sofrası mübarek şehr-i Ramazan<br />
İnzal ettin Kur&#8217;an-ı cem&#8217;an Kadir gecesi<br />
Zengin fakir bir oldu gönüller sunar doldu<br />
Verelim zekat, fitre, mübarek şehr-i Ramazan<br />
On günü rahmet ile yirmisi mağfiretle<br />
Sonunda itgun minen niran mübarek şehri Ramazan</p>
<p>(  Yakıcı ve sıkıntılı geçen günlerin ardından sonunda mübarek Ramazan ayı geldi )<br />
Şeriat orucu unsur tarikatle havasle<br />
Hakikat marifetten her nefesi Allah ile<br />
Sekiz Cennet açılır Cehennemler kapanır<br />
Rahmet-i derya saçılır mübarek şehr-i Ramazan<br />
Enbiya evliyalar mü&#8217;mine feyiz saçtılar<br />
Habibullah şefâati ile mübarek şehr-i Ramazan<br />
Allah oruç mükafat hududu yok cennette<br />
Cemalinle karşılarım mübarek şehr-i Ramazan<br />
Ya İlâhi Ruhi&#8217;yi nasip eyle ömründe<br />
İhvânı mâfevkiyle tutmak Ramazanları Yâ Rabbi, bu ayı kalplerimize nûr, nefislerimize tezkiye, ruhlarımıza vuslat eyle.</p>
<p>Bizi Sen’den gayrısından uzaklaştırıp rızâna yaklaştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak :</p>
<p>1- Mehmed Rihi Efendi Divanı</p>
<p>Foto</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/ramazan-i-serif-kasidesi/6112/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasavvufun İnce Meseleleri</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/tasavvufun-ince-meseleleri/6083/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/tasavvufun-ince-meseleleri/6083/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2025 10:59:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=6083</guid>

					<description><![CDATA[Tasavvufun İnce Meseleleri Son dönemde Sıddık Naci Eren Efendi tarafından temsil edilen Uşşâkî yolunun üçüncu piri Abdullah Salahi Uşşaki hz.dir. Mir’Atü’l-A’lam ve Mişkatü’l-Ahlam Abdullah Salahi Uşşaki hz.nin   ( 1117-1197/1705-1782)]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tasavvufun İnce Meseleleri</p>
<div></div>
<div>Son dönemde Sıddık Naci Eren Efendi tarafından temsil edilen Uşşâkî yolunun üçüncu piri Abdullah Salahi Uşşaki hz.dir.</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="12">Mir’Atü’l-A’lam ve Mişkatü’l-Ahlam Abdullah Salahi Uşşaki hz.nin   ( 1117-1197/<a href="tel:1705-1782">1705-1782</a>) bir eseridir. </span></div>
<div></div>
<div>
<p>Mir’âtü’l-A’lâm ve Mişkâtü’l-Ahlâm, 18. yüzyılda yaşayan mutasavvıf-bürokrat Abdullah Salahi Uşşaki Efendi tarafından yazılmış, tasavvufi bazı terimleri açıklayan Türkçe mensur bir eserdir.</p>
<p>Fütûh-ı Salâhî ise bu eserin bir diğer adıdır.</p>
<p>Eserin ilk faslında harflerin ebced değerlerine göre varlık mertebeleri ve esmâullâh ile esmâ-i nebîdeki karşılıkları açıklanmaktadır. İkinci fasılda ise esmâ-i hüsnâda yer alan isimlerin başına “abd” kelimesi getirilerek oluşturulan ve tasavvuf ıstılâhında esmâ-i ilâhiyyenin tecellisine mazhar olmuş Abdullah’ları ifade eden “Abâdile”nin anlamları ele alınmaktadır.</p>
<p>Son fasıl ise salikler için bir seyr u sülûk rehberi mahiyetindedir.</p>
</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="12">Bu eseri   </span>Kılıç, Mahmut Erol hocanın danışmanlığında  <span data-processor-id="20">Dilmen, Ömer tarafından </span><span data-processor-id="24">Maramara Üniversitesi İlahiyat Anabilim Bölümu Tasavvuf Bilim Dalında tez olarak çalışılmıştır.</span></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="40">Tezin Özeti :</span></div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="40"> (Mir’âtü’l-Â?lâm ve Mişkâtü’l-Ahlâm) Asırlar boyu süren köklü tarihimize bakıldığında, ecdadımızın hemen her sahada sayısız eserler meydana getirdiği görülür. 18. asırda yaşayan mutasavvıf-bürokrat Abdullah Salahi Uşşaki Efendi Mir’âtü’l-â’lâm ve Mişkâtü’l-ahlâm adlı eserinde tasavvuf sahasında ait konulara kendi zaviyesinden bakarak ortaya koymuştur. Eserin başında müellif Arapça’daki harflerin “meratib-i vücud” sistemi içerisinde ifade edilen anlamlarını açıklamıştır. Ve bu harflerin ebced hesabına göre sahip oldukları sayısal değerlerden hareketle meratib-i vücudda hangi mertebeye karşılık geldiklerini açıklamıştır. Eserde muammâ benâm-ı Muhammed Aleyhi’s-selam başlığı altında , Hz. Peygamber’in isminin ebced karşılığı olan 92’ye muvafık gelen diğer isimler ve terkipler zikredilmektedir. Ayrıca esma-i hüsna’nın başına abd kelimesi getirilerek (Abdu’s-selâm, Abdu’l-mü’min&#8230;vs.) meydana gelen “abâdile”nin ebced değerleriyle çeşitli manalar çıkarılmaktadır. Müellif Şeyh Fergani Hazretlerinin Ta’rifat adlı eserinde yer alan “menâzil-i sâirîn”den hareketle tasavvufi makamları açıklamaktadır. Menâzil-i sâirînde yer alan on kısım ve bu on kısmın her birinin on menzili eserde açıklanmıştır. </span></div>
<div></div>
<div>Bu tez , Insan yayınlarından Tasavvufun Ince Meseleleri adıyla basılmış ve Mahmud Erol Kılıç hocamız ona bir önsöz yazmıştır :</div>
<div></div>
<div>
<p>Elinizdeki kitap, tasavvuf tarihinde “Türklerin İbnü’l-Arabî’si” ünvanıyla anılan Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkî`nin kaleme aldığı Mir’âtü’l-A‘lâm ve Mişkâtü’l-Ahlâm isimli eserdir. Bu eserin ilk faslında harflerin ebced değerlerine göre varlık mertebeleri ve esmâullâh ile esmâ-i nebîdeki karşılıkları açıklanmaktadır.</p>
<p>İkinci fasılda esmâ-i hüsnâda yer alan isimlerin başına “abd” kelimesi getirilerek oluşturulan ve tasavvuf ıstılâhında esmâ-i ilâhiyyenin tecellisine mazhar olmuş Abdullah’ları ifade eden “Abâdile”nin mânâları ele alınmaktadır. Tasavvuf yolunun menzillerine dair detaylı bir ıstılâhî çalışma olan son fasıl ise salikler için âdeta bir seyr u sülûk rehberi mahiyetindedir.</p>
<p>“Osmanlı’nın Şeyh-i Ekberi olarak bilinen, tarîk-i Uşşâkiyye-yi Halvetiyye’nin üçüncü pîri Şeyh Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkî velûd bir yazardır. Hem düz yazı hem şiir olarak pek çok esere imza atmıştır. Şiirde mahlâsı Salâhî’dir. Yaptığı bazı içtihatlarla tarîk-i Uşşâkiyye erkânının esas tertip edicisinin Salâhî Efendi olduğunu söylemek mübalağa olmaz. Son zamanlarda bu zatın eserleri üzerine bir hayli çalışma yapıldığını görmek irfan mirasımızı keşfetmek açısından mühimdir. Salâhî Efendi bu eserinde tasavvuf ilminin bazı mühim mevzularını tek tek ele alarak bu konular üzerinde açıklamalar yapmıştır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>Kaynaklar  :</div>
<div><span data-processor-id="42">1- </span><span data-processor-id="43"><a href="https://openaccess.marmara.edu.tr/items/1457d128-de42-4205-bc7a-f1ce50c4d48c/full">https://openaccess.marmara.edu.tr/items/1457d128-de42-4205-b…</a></span></div>
<p>2- <span data-processor-id="117">ABDULLAH SALÂHI UŞŞÂKÎ </span><span data-processor-id="123">Hazırlayan: Semih CEYHAN</span></p>
<p>3-  insan yayınları sitesi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/tasavvufun-ince-meseleleri/6083/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ben Âşıkım Sübhâne, Mevlâye</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/ben-asikim-subhane-mevlaye/6069/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/ben-asikim-subhane-mevlaye/6069/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 14:54:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=6069</guid>

					<description><![CDATA[ Ben Âşıkım Sübhâne, Mevlâye  Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri’nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri’nin eserlerinden biri de “ Divanı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Ben Âşıkım Sübhâne, Mevlâye </strong></p>
<p>Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri’nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri’nin eserlerinden biri de “ Divanı ” dır.  Divanından bir şiiri ve şerhini paylaşıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<div>Ben Âşıkım Sübhâne, Mevlâye<br />
Dostlar oldum dîvâne ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye,<br />
Alemlere bîgâne ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
Uzun uzun geceler kalbim seni heceler,<br />
Seni sever niceler ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
Cismimi yaktım yaktım âşk nişânını taktım,<br />
Candan içeri baktım ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
Yüce yedi kat gökler Arş u Kürs ü felekler,<br />
Âşık sana melekler ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
Aşkı kendine yâr et Hakk yolunda ayar et,<br />
Durma dâimâ zâr et ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
İrfân istersen bizde bürhân istersen bizde,<br />
Cânân istersen bizde ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
Mürşidlerin huzuru gösterir Mevlâ nûru,<br />
Bulup gönülde Turu ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
İrfan arafatına, çıkıp erdik zâtına,<br />
Gark olup sıfâtına ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.<br />
Ağlarım gözüm nemdir dâimâ kalbim gamdır,<br />
Sâmî ma’şûkun kimdir, ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<p>Bu manzume, Abdurrahman Sâmî Niyâzî Hazretleri’nin gönlünde derya gibi coşan ilahî muhabbetin, saf niyazla arınmış bir teslimiyet nefesine dönüşerek kelama büründüğü en ince ve en zarif gönül sedâsıdır. Sâmî efendi Hazretleri “Dostlar oldum dîvâne ben âşıkım Sübhâne” diyerek aşkın tesiriyle halk nazarında mecnun görünse de, Hakk katında uyanık, diri ve muhabbetle dolu bir gönle sahip olduğunu anlatır. “Âlemlere bîgâne” sözü, âşığın kalben dünyanın geçici taraflarından sıyrılıp gönlünü yalnız Mevlâ’ya ayırdığını ifade eder. Gecelerin sükûtunda her nefesini O’nun ismiyle süsleyen âşık, kâinatın zikirle dolu hakikatine kalbiyle iştirak eder. Hakk yolunda aşkı rehber edinmek, nefsi tezkiye etmek ve daima niyaz hâlinde yürümek esastır; zira irfan da, bürhan da, gerçek sevgili de yalnız Allah’tadır. Mürşid-i kâmilin huzuru gönle ilahî nurun kapısını açar; “gönülde Tûr’u bulmak”, bu nurun kalpte hissedildiği ince bir yakınlık tecellisidir. Âşık marifetin Arafatına çıktıkça sıfatların gölgesinden geçer, gönlü Zât’a yönelir. Ve Sâmî Hazretleri, bütün hâlini ve aşkının sahibini tek cümlede özetleyerek sözü mühürler: “Ben âşıkım Sübhâne, Mevlâye.”</p>
<p>Bu şiir, Allah dostu ve mürşid-i kâmil Şeyh Abdurrahman Sâmî Niyâzî Hazretleri’nin gönlünde çağlayan ilahî aşkın, dervişâne teslimiyetinin ve mânevî kemâlinin en berrak tecellilerinden biridir. Bu sözlerde görülen muhabbet; onun hem hâlini, hem yolunu, hem de irşad nefesini aydınlatan bir nur hükmündedir.  (1, 2, 3, 4 )</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1. Abdurrahman Sami Niyazi hz. Uludag Universitesi tezi</p>
<p>2. https://www.siddiknacieren.com/hayati/hocalari/abdurrahman-sami-niyazi-efendi-kaddesallahu-sirrahul-ali/1737/</p>
<p>3.  Şeyh Abdurrahman Sami Niyazi hz. Divanı</p>
<div>
<p>4. Kemal kardeşimizin şerhi</p>
<div></div>
<div></div>
</div>
<p>Foto :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not :</p>
<div></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/ben-asikim-subhane-mevlaye/6069/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müntehabat-ı Samiyya</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/muntehabat-i-samiyya/6036/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/muntehabat-i-samiyya/6036/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 22:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=6036</guid>

					<description><![CDATA[Müntehabat-ı Samiyya Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri’nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri’nin eserlerinden biri de “Müntehabat-ı Samiyya”dır. Müntehabât-ı Sâmiyye]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müntehabat-ı Samiyya</strong></p>
<p>Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri’nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri’nin eserlerinden biri de “Müntehabat-ı Samiyya”dır.</p>
<p><span data-processor-id="16">Müntehabât-ı Sâmiyye Kitap toplam 64 sayfa olup beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Kur’ân-ı Kerîm sûrelerinin özellikleri hakkındadır. Besmele ve sûrelerin faydaları, dünyevî ve uhrevî mutluluklar, istekler, korkular, musibetler, maddî ve mânevî hastalıklar için hangi sûrelerin kaç kez ve ne şekilde okunması gerektiği ele alınmıştır. İkinci bölüm bazı âyetlerin özellikleri hakkındadır. Rızık, mal, güzel ahlâk gibi bir takım isteklerde ve dinî dünyevî her türlü müşkil hastalıklar, afetler, sihirler gibi durumlarda </span><span data-processor-id="17">okunması gereken bazı âyetler anlatılmıştır. Ayrıca şifa âyetleri ve okunuş şekilleri, rüyalar ve tabirleri, rüyaların harf harf işaret ettikleri manalar ele alınmıştır. Üçüncü bölüm vücutta ârız olması mümkün olan her türlü hastalıkların rûhânî dualarla tedavisi hakkındadır. Baş, göz, diş, kulak, mide, kalp ağrıları; veba, sıtma, humma, sar’a gibi illetler, sıkıntılar, nefsi ıslah,  sihri iptal, düşmandan kurtulmak için okunması gereken dualar ve esmâ-i hüsnâdan isimler zikredilmiştir. Dördüncü bölüm esma-i hüsnânın faydaları ve hangi durumlarda kaçar kez okunması gerektiği hakkındadır. Her çeşit sıkıntı, hastalık, istek için okunması gereken dualar yer almaktadır. Beşinci bölüm Kur’ân-ı Kerîm ile tefe’ül ve tefe’ülün çeşitleri hakkındadır. Tefe’ülde harekelerin ve harflerin neye işaret ettikleri tek tek anlatılmıştır. Kitabın sonunda ise yedi madde halinde okunması gereken dualar ve bizzat kendisinin de tecrübe ettiği her zorlukta okunmasını tavsiye ettiği Şeyh Abdurrahman Sâmî Niyâzî’nin iksîr-i a’zâmı isimli virdi yer almaktadır. Abdurrahman Sâmi Efendi’nin ifadelerine göre eser 5 Ramazan 1338 tarihinde sona ermiştir. Aynı yıl Serbesti Matbaasında basılmıştır. (1, 2,  3)</span></p>
<div>
<p>Bu eseri Aysa yayınevi Havas Hazinesi ve Sırlar İlmi, Mustafa Yiğit latin harfleriyle basmıştır.  (4)</p>
<div></div>
</div>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1. Abdurrahman Sami Niyazi hz. Uludag Universitesi tezi</p>
<p>2. https://www.siddiknacieren.com/hayati/hocalari/abdurrahman-sami-niyazi-efendi-kaddesallahu-sirrahul-ali/1737/</p>
<p>3. Fatiha tefsiri suleyman derin syf 29- 30</p>
<div>
<p>4. Havas Hazinesi ve Sırlar İlmi, Mustafa Yiğit</p>
<div></div>
<div></div>
</div>
<p>Foto : Eserin Osmanlica kapağı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not :</p>
<div>
<div><span data-processor-id="5">MÜNTEHABÂT</span></div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">Manzum ve mensur eser veya eserlerle süreli yayınlardan seçilmiş metinlerin yer aldığı derlemelerin genel adı; antoloji.</span></div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="11">Sözlükte “seçilmiş, seçilerek bir araya getirilmiş” anlamındaki müntehab kelimesiyle çoğulu olan müntehabâtın bir telif türünü ifade eden terim olarak yaygın bir kullanım alanı vardır. İslâm dünyasında geniş hacimli eserlerin içinden belirli kısım veya konuların seçilmesi, tekrarlardan arındırılıp özetlenerek bazan müelliflerince yeniden düzenlenmesiyle meydana gelen kitaplarla tanınmış müelliflerin eserlerinden yapılmış derlemelere müntehab (müntehabât) adı verilmiştir. </span></div>
</div>
<div></div>
<p><a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/muntehabat">https://islamansiklopedisi.org.tr/muntehabat</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/muntehabat-i-samiyya/6036/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seher&#8217;in Kısımları</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/seherin-kisimlari/6028/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/seherin-kisimlari/6028/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 13:31:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=6028</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Seher&#8217;in Kısımları Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Seher uzun ve detaylı şekilde anlatmıştır. Burada Seher&#8217;in Kısımlarını yazacağız. Ey aziz! Ehlullah demişlerdir ki: Açlığın sonucu, seherdir. Çünkü;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><b>Seher&#8217;in Kısımları</b></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Seher uzun ve detaylı şekilde anlatmıştır. Burada Seher&#8217;in Kısımlarını yazacağız.</p>
<p>Ey aziz! Ehlullah demişlerdir ki:<br />
Açlığın sonucu, seherdir. Çünkü; midede gıda olmazsa uyku gelmez. Seher, iki kısımdır: Göz seheri, kalp seheri. Kalp seheri (kalp uyanıklığı): Müşahede istemek (gizli âlemi görme), gaflet uykusundan uyanıştır. Göz seheri (göz uyanıklığı): Müşâhede istemek (gizli âlemi görme) için gönüldeki bu isteğin devamını sağlamaktır. Bu da Allah&#8217;ın yardımıyla olur.<br />
Çünkü göz uyudu mu kalbin uğraşması durur. Eğer göz uyur da gönül uyumayıp faaliyetine devam ederse müşahede hâsıl olur. Göz seherinin faydası, kalbin faaliyetini devam ettirmek ve ilâhî hazineleri görebilecek bir seviyeye yükselmektir. Seherin makamı yüksektir. Çünkü kâmil insan, Allah&#8217;ın bütün isimlerini ve kendi nefsini bilir.</p>
<p>Bir padişahın adamlarından biri, bir gün ona çok âşık olduğunu söylemiş. Padişah da kendisini boş bir odaya kilitleyerek gece yarısına kadar beklemesini ve muhakkak ona uğrayacağını söyleyip ayrılmış.<br />
Gece yarısı odaya gelen padişah, adamı uyuyor görünce cebine üzüm ve ceviz koyup, zili kesmiş ve ayrılmış. Sabah uyandığı zaman bu hali gören adam, hatasını anlamış, çok pişman olmuş ve ömrü boyunca uyanık kalmak ve ibâdetle meşgul olmak suretiyle muradına (dileğine) ermiş ve huzura kavuşmuştur.</p>
<div id="wrapper">
<div id="main">
<div class="innerContainer main">
<div id="content">
<div id="single">
<div class="haberSingle active">
<div class="contentBox">
<div id="singleContent" class="reading">
<div></div>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Seher uzun ve detaylı  bir şekilde anlatılmıştır. Biz, Seher&#8217;in Kısımlarını aktarmaya çalıştık .</p>
<div class="ads"></div>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>
<p lang="tr-TR">Sıddîk Nâci Eren Efendi Ey gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle s.248-249</p>
<header id="header">
<div id="header-cont">
<div class="innerContainer">
<div id="sticky-wrapper" class="sticky-wrapper is-sticky">
<div class="mobileHeader">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</header>
</li>
</ol>
<p>Foto :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/seherin-kisimlari/6028/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resulullah&#8217;ın sav isimlerinde Hamd</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/resulullahin-sav-isimlerinde-hamd/6002/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/resulullahin-sav-isimlerinde-hamd/6002/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 17:09:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=6002</guid>

					<description><![CDATA[Resulullah&#8217;ın sav isimlerinde Hamd Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi evradlarında Resulûllah&#8217;ın ismi şeriflerini her hafta dervişana okumasını tavsiye eder. Bu isimlerden hamd ile ilgili olanlarını burada yazmaya çalışacağız.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Resulullah&#8217;ın sav isimlerinde Hamd</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi evradlarında Resulûllah&#8217;ın ismi şeriflerini her hafta dervişana okumasını tavsiye eder. Bu isimlerden hamd ile ilgili olanlarını burada yazmaya çalışacağız.</p>
<p><strong>Muhammed sav</strong> : Allah c.c., melekler ve insanlar tarafından medhedilen kimse. Bütün âlem lisanında övgüye mazhar olan. Peygamberimize bizzat Allah c.c. tarafından konulan özel bir isimdir. Fazilet ve üstünlükleri anılarak övülmüş kimse. Medhe değer tüm güzellikleri ve iyilikleri üzerinde bulunduran. Hamdde adedi sayılamayacak kadar çok olmasını ifade eder.  O , öyle bir hamd edicidir ki hiçbir kimse O&#8217;nun kadar Rabbini medhe kadir olamaz. Mahlukat içinde hakkıyla Allahu Teala&#8217;yı hamd edici O&#8217;dur.  O hamd edenlerin en hayırlı ve efdalidir. Bütün medihler, medhedilecek her türlü güzellik, gerek fiili olarak, gerek yapı olarak  bütün mükemmellikler tüm medhedilmeye layık şeyler Resulullah&#8217;da (s.a.v.) vardır.</p>
<p><strong>Ahmed s.a.v.</strong> : Allah&#8217;a c.c. en çok hamdü sena eden ve en çok övülen.  Allah Teala&#8217;yı yüce sıfatları ve kudret eseriyle öven ve övmesini en iyi bilen kimse. Var edene taatle, varlıkça hamdetmede zirve makamında olan. Efendimiz (s.a.v.) , nebiler de  dahil, hamd edenlerin en büyüğüdür. O&#8217;nun hamdinin kemali tamam olması için kıyamet gününde liva&#8217;ül hamd  O&#8217;nunladır. Resulullah&#8217;ın melekler makamındaki adı da Ahmed&#8217;dir. Gök ehlinin söylemesiyle &#8216;Hamd edici&#8217;.</p>
<p><strong>Mahmud s.a.v.</strong> : O&#8217;nu bütün Nebîler , melekler övmüş, bütün semâvi kitaplar medh-ü senâ eylemiş, bütün evliyâ onu kendisine ser- tâç etmiştir. O, ulvi meziyetleriyle hep övülmüş, kıyâmete kadar da övülecektir. Dünyada ve âhirette sahip olduğu güzel ve iyi amelleriyle , mübarek zâtı türlü kemâlât ile medih ve senâ edilen.  Kıyamet gününde  Makâm-ı Mahmûd kendisine armağan edilen . Mahşer ehlinin şefaat talepleri , Allah Teala&#8217;nın izniyle Resulullah &#8216;a verilen. O&#8217;nu , evvelin ve ahirin medheder. Semada ismi Mahmud&#8217;dur.</p>
<p><strong>Hamid s.a.v.</strong> : Çok hamdedici, hamde devam eden. Hamd, medih, övmek, kulların Cenab-ı Hakk&#8217;a karşı memnuniyet ve sevinçlerini ve O&#8217;na hamd ve şükür ile medihlerini senâ etmeleri demektir. İyilik, güzellik ve erdemlilikle nitelenip medhedilen, medhedilmeye layık, ve Allah&#8217;ı medheden. Ol Vücud&#8217;u en çok öven ve sena eden Mevcud. Kıyamet gününde Livâü&#8217;l Hamd sancağı kendisine ihsan olunan.</p>
<p>Sıddık Naci Eren Hz.&#8217;nin evradlarında okunmasını tavsiye ettiği Resûlullah&#8217;ın s.a.v. isimlarinden  hamd ile ilgili olanlarını hatırlattık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>
<p lang="tr-TR">Sıddîk Nâci Eren Efendi sohbetleri ve kitapları</p>
</li>
<li>Ayinei Esma Muhammed Mustafa, Esmai Resulullah Yıldırım İlhan,</li>
<li>Esmai Nebi Metin Buz</li>
<li>Gül&#8217;ün Yaprakları Aliye Satılmışoğlu</li>
<li>Muhammedi Sifatlarda Ilahi Kemaller Abdülkerim El Cili</li>
<li>Esma ün Nebi Medine Balcı</li>
</ol>
<p>Foto :</p>
<p>Hattat Muhsinzade Abdullah Hamdi efendi İstanbuli</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/resulullahin-sav-isimlerinde-hamd/6002/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fethin Kısımları</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/fethin-kisimlari/5974/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/fethin-kisimlari/5974/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 04:07:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=5974</guid>

					<description><![CDATA[Fethin Kısımları Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi&#8217;nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri&#8217;nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri&#8217;nin eserlerinden biri de &#8220;Fâtiha Tefsiri&#8221;dir. Bu tefsirin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fethin Kısımları</strong></p>
<p>Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi&#8217;nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri&#8217;nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri&#8217;nin eserlerinden biri de &#8220;Fâtiha Tefsiri&#8221;dir.</p>
<p>Bu tefsirin içinde Abdurrahman Sâmî Niyâzî Efendi, fethin (manevi açılmanın) mertebelerini anlatmaktadır.</p>
<p>Fetih (kalp ve ruh yoluyla ilâhî hakikatlere açılma) üç mertebeden oluşur:</p>
<p>1. Feth-i Mübîn (Açık ve kesin fetih)<br />
2. Feth-i Karîb (Yakın ve derûnî fetih)<br />
3. Feth-i Mutlak (Tam, kapsamlı ve nihâî fetih)</p>
<p>&#8220;Allah&#8217;ın yardımı gelip de fetih gerçekleştiğinde&#8221; (Nasr, 1) âyetiyle, bu üç fetih mertebesine işaret edilmiştir.<br />
Şimdi birinci kısma geçelim:</p>
<p>1.  Feth-i Mübîn:</p>
<p>Kişi, nefsin zulmet perdelerini (günah ve benlikten doğan karanlık engelleri), Kur&#8217;ân&#8217;daki âyetlerin işaret ettiği ibadet ve kulluk sırrına uygun şekilde mücâhede (nefse karşı mücadele) ve mükâbede (nefsi zahmetle eğitme) yoluyla temizler. Böylece kalp mertebesine ulaşır.</p>
<p>&#8220;Bundan sonra yapılacak olan, insanın bencil arzuları (nefs) ile ilahi kuvvetlerin nurunu ayırt etmek ve kalpteki ilahi nuru, nefsin (bencil isteklerin) ve tabiatın (insanın maddi, dünyevi doğasının) perdelerinden aralayarak ortaya çıkarmaktır.&#8221;</p>
<p>İkinci kısma geçelim:<br />
2. Fethi Karib:<br />
Kalpteki ilâhî nurun ruh mertebesine (manevî tekâmül derecesine) yükseltilmesi ve Allah&#8217;ın sıfatlarına yakınlık kazanılması için;<br />
• Mücâhede (gayret ve mücadele),<br />
• Riyâzat (az yemek, az uyumak, nefsin arzu ettiklerinden uzak durmak),<br />
• İhlâs (sadece Allah rızası için amel etmek),<br />
• Huzûr (kalbin sürekli Allah ile birlikte olması),<br />
• Devamlı taat (sürekli ibadet ve itaat)<br />
ile çalışılır. Bu sayede ilâhî nurani perdeler kalkar.</p>
<p>Bu gayretlerin sonucu olarak, Allah&#8217;ın lütfu ve tevfiki (yardımı) ile kul, ilâhî sıfatlara yakınlaşır ve Allah&#8217;ın dostluğuna kabul edilir.</p>
<p>Bu hâl, &#8220;Yalnız Senden yardım isteriz&#8221; (Fâtiha, 5) âyetinin sırrını idrak edip şuurla yaşamaktır. <span class="Champturk150"> (1)</span></p>
<p>Şimdi üçüncü kısma geçiyoruz:</p>
<p>3. Fethi Mutlak :</p>
<p>Kişi, manevî mertebelerini tamamladıktan sonra, Allah&#8217;tan uzaklaştıran her şeyi terk ederek tam bir arınma yoluna girer.</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;daki &#8220;Ben, tevhid üzere yönelerek yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim&#8230;&#8221; (En&#8217;âm, 79) âyeti bu hâli haber vermektedir.</p>
<p>Bu mertebede kul, dünya ile ilgili her şeyden vazgeçer, kalbini yalnız Allah&#8217;a bağlar.</p>
<p>Cem mertebesi, Allah’tan başkasını görmeyip her varlığı O’nun sıfatlarının yansıması olarak idrak etme hâlidir. Bu mertebede kişi, yüce ile düşük olanı, hakikat ile aldanışı ayırt edebilecek basirete kavuşur.”</p>
<p>Kişi, sürekli olarak tefrid hâlinde bulunur; yani dünyadan ve insanlardan uzaklaşıp yalnızca Allah ile baş başa kalır, sadece O&#8217;nunla meşgul olur. Bu hâl üzereyken kalbinde tecelli gerçekleşir; yani gayb âlemine ait ilâhî nur kalpte belirir, Allah&#8217;ın feyzi orada zuhur eder.<br />
Bu durumda kul, Nur Zât Mertebesi&#8217;ne ulaşır. Bu, Allah&#8217;tan başka hiçbir şeyin düşünülmediği, yaratılmış her şeyin silinip yalnızca Hakk&#8217;ın mutlak varlığının hissedildiği en yüce mânevî seviyedir &#8211; mutlak gayb mertebesi olarak adlandırılır. (1,2)</p>
<p>İşte bu hâl, kulun her an Allah ile birlikte olma hâline ulaşması, yani &#8220;feth&#8221; (açılma) hâlidir.<br />
Bu yüksek idrak, Kur&#8217;ân&#8217;daki &#8220;ihdinâ&#8217;s-sirâta&#8217;l-mustakîm&#8221; (Bizi dosdoğru yola ilet) ayetinde üstü kapalı ve ince bir şekilde ifade edilmiştir.<br />
Fâtiha Sûresi, bu tür mânevî açılış (fütûh), ilâhî sırların kalp yoluyla keşfi ve tecellilerin yaşandığı mertebelerde insanlık tarafından daima okunmuş; bu yüzden &#8220;Fâtiha&#8221; (açan, başlatan) ismini almıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1. Abdurrahman Sami Niyazi hz. Fatiha Tefsiri  Prof.dr. Süleyman Derin</p>
<p>2-  <a class="text-primary underline font-bold hover:text-primary-lighter" title="" href="https://9lib.net/document/lq509rz4-saidue-d-din-fergani-nin-vahdet-vuecud-goeruesue.html">Saîdü&#8217;d-dîn Fergânî&#8217;nin vahdet-i vücûd görüşü </a><small>(sayfa 123-129)</small></p>
<p>Foto :  &#8220;İnna fetahna leke fethan mübina&#8221; (    Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik. ) fetih suresi 1. ayetinin hatti</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not : sadeleştirme ve imla düzeltmeleri için Kemal kardeşimize teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/fethin-kisimlari/5974/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmed Tâlib-i İrşâdî Dîvâni</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/ahmed-talib-i-irsadi-divani/5969/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/ahmed-talib-i-irsadi-divani/5969/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2025 21:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=5969</guid>

					<description><![CDATA[Ahmed Tâlib-i İrşâdî Dîvâni Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin silsilesindeki mürşidlerden biri de Şeyh Ahmed Tâlib-i İrşâdî  k.s.a. (1820 – 1881) hazretleridir. XIX. asır Halveti-Uşşâkî yolunun önemli simalarından]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmed Tâlib-i İrşâdî Dîvâni</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin silsilesindeki mürşidlerden biri de Şeyh Ahmed Tâlib-i İrşâdî  k.s.a. (1820 – 1881) hazretleridir.</p>
<p>XIX. asır Halveti-Uşşâkî yolunun önemli simalarından olan ve İrşâdiyye kolunu kurmuştur.   ( Yeni bir esas ve usûl ortaya koyan mürşidler ile kendisinden önceki dönemlerde konulan ilke ve esasları temsil edip bunları aktarma vazifesini yürüten ) Ahmed Tâlib-i İrşâdî pek çok mutasavvıf gibi tarikatı , dinî ve tasavvufi hakikat anlayışını anlatma ve aktarma gayesi ile bir divânçe tertip etmiştir. İrşâdî ve Tâlib mahlaslarını kullanmıştır.  İrşâdî hz. , Nâzenîn-i Uşşâkiyye&#8217;nin güçlü temsilcilerindendir.  Mürşidleri Ömer Hulûsî Hz. (ö.1285/1868) ve halifesi  Hüseyin Hakkı Efendi (0.1297/1880) dir. Divanı Raşit Çavuşoğlu hocamız karşılaştırmalı metin halinde hazırlamıştîr.</p>
<p>Ömrümüz kütah olup geçmektedir hicranıla</p>
<p>Bilmezem leyl ü nehârım rûz u şeb ya Rab meded</p>
<p>Eyle tevfikin refik İrşadi aciz bendene</p>
<p>Vuslatın dilde ararım rûz u şeb ya Rab meded</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Ahmed Tâlib-i İrşâdî Dîvâni Doç. Dr. Raşit Çavuşoğlu</p>
<p>2- Hüseyin Vassâf. Sejıne-i Evliya, c.4,<br />
3-  Sıddık Naci Eren Anadolu Evliyaları</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/ahmed-talib-i-irsadi-divani/5969/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitâb-ı Sırrı’t-Tevhîd</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/kitab-i-sirrit-tevhid/5959/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/kitab-i-sirrit-tevhid/5959/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 08:45:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=5959</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Kitâb-ı Sırrı’t-Tevhîd Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin mürşidi Bekir Sıdkı Visali hazretlerinin hocası Abdurrahman Sami Niyazi hz. k.s.a. dir (1879 – 1934) . Abdurrahman Sâmi efendi verdiği]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Kitâb-ı Sırrı’t-Tevhîd</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin mürşidi Bekir Sıdkı Visali hazretlerinin hocası Abdurrahman Sami Niyazi hz. k.s.a. dir (1879 – 1934) .</p>
<p>Abdurrahman Sâmi efendi verdiği eserlerle ilim âlemine , yetiştirdiği mûrid ve halifeleriyle de müslümanlığa büyük hizmetler vermiş âlim ve mutasavvıflardandır.</p>
<p>Yazma eserlerinden biri de Kitab-ı Sırr-ı Tevhid&#8217;dir.</p>
<p>Kitâb-ı Sırrı’t-Tevhîd: Eser müellifin kendi hattı ile 1241 h. yılında kaleme alınmıştır. Dili Türkçedir. Risale 32 sayfalık orta boy bir defterden ibaret olup, 22 satırdır. Fasıl başlarında “aziz ihvanlarım” diye hitabda bulunmasından kitabın müridlerine hitâben kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Mukaddimede tevhidin tarifi yapılmıştır. Daha sonra tasavvufla tarikatlar arasında fark olup olmadığı, birbirlerine üstünlüğü olup olmadığı işlenmiştir. Tevhidin mertebeleri, tevhid-i akval, tevhid-i âsâr, tevhid-i sıfat ve tevhid-i zât haşyetullah ve marifetullah, konuları çok geniş bir şekilde incelenmiştir. Müellif müridlerine nasihatlarda bulunmuştur. Risalenin hâtimesi dört bölümden müteşekkildir. Birinci hâtime “lâ ilahe illallah”, ikinci hâtime “lâ ilâhe illâ hû”, üçüncü hâtime peygamberlerin hakikatlerine göre tevhidi, dördüncü hâtime insân-ı kâmil konularını incelemiştir. Risalenin sonuna müellif, 25 beyitlik tasavvufi bir şiir ilave etmiştir.</p>
<p style="text-align: right;">
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1*Hüseyin Vassâf. Sejıne-i Evliya, c.4, v.299<br />
2*Abdurrahman Sami. Dîvân-ı Sâmî, s.243, İzmir, 1980<br />
3*Dîvân-ı Sâmî, s.243: Sıddık Naci Eren, Yüce Veliler ve Anadolu Evliyaları, s.536, İstanbul, 1990<br />
4*Sıddık Naci Eren, Yüce Veliler ve Anadolu Evliyaları s.536<br />
5*Sıddık Naci Eren, Yüce Veliler ve Anadolu Evliyaları s.536<br />
6*Bk. Abdurrahman Sâmi, Kitâb-ı Sırı’l Kadîr fî İlmi’l-Îksîr, M. Erol Kılıç özel ktp.<br />
7*Bk. Abdurrahman Sâmi, Divân-ı Sâmî<br />
8* Sıddık Naci Eren-Evrâd-ı Saâdet-i Ebediyye. s. 119-123, Balıkesir, 1987</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/kitab-i-sirrit-tevhid/5959/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasavvuf Makamları</title>
		<link>https://www.ussakitarikati.com.tr/tasavvuf-makamlari/5914/</link>
					<comments>https://www.ussakitarikati.com.tr/tasavvuf-makamlari/5914/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jul 2024 14:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eserlerden]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ussakitarikati.com.tr/?p=5914</guid>

					<description><![CDATA[Tasavvuf Makamları &#160; Uşşâki meşayıhından Sıddık Naci Eren efendinin silsilesinden Şeyh Alim Sinan efendi bir çok eser yazmıştır. Tercüme ettiği eserlerden biri de Hace Abdullah Herevi hz.nin Menazilus Sairin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tasavvuf Makamları</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâki meşayıhından Sıddık Naci Eren efendinin silsilesinden Şeyh Alim Sinan efendi bir çok eser yazmıştır. Tercüme ettiği eserlerden biri de Hace Abdullah Herevi hz.nin Menazilus Sairin eseridir.</p>
<p>Bu eser tasavvufi makamları anlatır.</p>
<div><span data-processor-id="7">Eserde mukaddimeden sonraki bölümler ve makamları sırasıyla aşağıdadır.</span></div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">1 başlangıç bölümünün  makamları :</span></div>
<div>Bidayat, yakaza, tevbe, muhasebe, inabe, tefekkür, tezekkür, itisam, firar, riyaet, sema,</div>
<div><span data-processor-id="7">2 giriş bölümünün makamları :</span></div>
<div>Ebvab, hüzn, havf, işfak, huşu, ihbat, zühd, vera, tebettül, reca, rağbet,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">3 muâmelât bölümünün makamları :</span></div>
<div>Muamelat, riâyet, murakabe, hurmet, ihlas, tehzib, istikamet, tevekkül, tefviz, sika, teslim,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">4 ahlak bölümünün makamları :</span></div>
<div>Ahlâk, sabr, rıza, şükr, haya, sıdk, isar, hulk, tevazu, fütüvvet, inbisat,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">5 usûl bölümünün makamları :</span></div>
<div>Usul, kasd, azm, irade, edeb, yakin, üns, zikr, fakr, gına, makam-ı murad,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">6 vâdiler bölümünün makamları :</span></div>
<div>Evdiye, ihsan, ilm, hikmet, basiret, firaset, tazim, ilham, sekinet, tumaninet, himmet,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">7 haller bölümünün makamları :</span></div>
<div>Ahval, mahabbet, hayret, şevk, kalak, atş, vecd, dehş, heyeman, berk, zevk,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">8 velâyet bölümünün makamları :</span></div>
<div>Velayat, lahz, vakt, safa, sürur, sırr, nefs, kurbet, gark, gaybet, temkin,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">9 hakikatler bölümünün makamları :</span></div>
<div>Hakayık, mükaşefe, müşahede, muayene, hayat, kabz, bast, sekr, sahv, ittisal, infisal,</div>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">10 nihâyet bölümünün makamları :</span></div>
<div>Nihayat, ma’rifet, fena, beka, tahkik, telbis, vücûd, tecrid, tefrid, cem, tevhid</div>
<div></div>
<div>Kaynaklar :</div>
<div></div>
<div>1. ABDULLAH HEREVÎ VE MENÂZİLÜ’S-SÂİRÎN. Abdullah DAMAR tasavvuf dergisi yıl 8 sayı 18</div>
<div>2 Alim Sinan külliyatına dair Prof.dr. sadık yazar hikmet dergisi</div>
<div>3. https://islamdusunceatlasi.org/booksmap/hce-abdullah-herev-4811089-menzilus-sirn/1421</div>
<div>4 https://www.kitapburada.com/kitap/menazilus-sairin-tasavvufta-yuz-basamak</div>
<div>5 https://islamansiklopedisi.org.tr/menazilus-sairin</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ussakitarikati.com.tr/tasavvuf-makamlari/5914/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
